ve DTP kapatıldı..
Bir çok ulusalcı, milliyetçi (ya da adını siz koyun) bu kararı büyük bir sevinçle karşıladılar.
Peki kapatma kararı Türkiye'ye ne kazandırcak?
Bildiğimiz üzere tarih tekerrürden ibarettir. Öyle veya bu şekilde geçmişte demokratik yollarla (beğensek de beğenmesek de) göreve gelmiş olanların atidemokratik yollarla önlerinin kesilmesinin ardından ne noktaya geldiklerine bir göz atalım..
İslamcı kesimle başlayalım..
1973... Necmettin Erbakan, milli selamet partisi' ni kurdu.. (Not: Recep Tayyip Erdoğan, bu partinin gençlik kolları başkanıydı)
1980... 80 Darbesi sonrası kapatıldı ve Erbakan'a siyaset yasağı geldi..
1987... Refah Partisi kuruldu..
1995... Parti genel seçimlerde birinci çıkarak koalisyon hükümetinde görev aldı.. (Not: Necmettin Erbakan başbakan olmuştur.)
1998... Selamet Partisi'nde olduğu gibi benzer gerekçelerle bu tarihte kapandı..
1999... Fazilet partisi kuruldu.. ( Bu kez siyasi yasaklı Erbakan arka planda)
2001... Kapatıldı..
2002... ve bu partilerin kökenini oluşturan isimlerin(Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül...) kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi bu tarihte tek başına iktidara geldi..
Benzer bir durum Ecevit için de geçerli..
1980... Darbe sonrası o da siyasetten men edildi..
1987... Partisini kurup tekrar aktif siyasete girdi..
1999... Anap ve MHP ile koalisyon kurup başbakan oldu..
Süleyman Demirel için de aynı şeyleri söylemek mümkün, ki kendisi Türkiye'nin en kötü niyetli siyasetçilerinden birisi olmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı makamına kadar yükseldi..
Şimdi de önümüzde Kürt kökenli partilerin gerçeği var..
1991... DEP olarak meclise girdiler.. Seçilerek girdikleri meclisten yaka paça çıkartılıp siyaset yasağı getirdiler.. Tabi milletvekillikleri de düşürüldü..
1994... DEP kapatıldı.. Aynı yıl HADEP kuruldu..
1995... 1 milyonun üzerinde oy almış olmalarına rağmen baraja takıldılar..
1999... Bu seçimlerde de oylarını arttırıp yine baraj meselesi yüzünden meclise giremediler.. (Not: Yerel seçimlerde önemli oranda belediye kazandılar)
2002... Yüzde 5 oy aldılar fakat baraj yine karşılarında..
2003... HADEP hapatıldı..
2005... DTP kuruldu..
2007... Seçimlere bağımsız olarak giren adaylarıyla mecliste grup kurmayı başardılar.. Önemli oranda oylarını arttırdılar...
ve 2009... DTP kapatıldı..
2015...?
2020...?
Dikkatlice bakarsanız özellikle İslamcı kesimin gelişimiyle, Kürt kesiminin gelişimi arasında büyük bir paralellik var.. Partiler kapatılmış olsa da ideolojiler başka bir ismin altında devam ediyor ve bu kapatılan partiler mağrur durumda oldukları için güçlerini arttırmış olarak aktif siyasete dönüyorlar.. Bu nedenle bir sonraki seçimde olmasa bile daha sonraki seçimlerde akl-ı selim bir Kürt partisinin koalisyon ortağı olma ihtimali(hatta Kürt bir başbakan olma ihtimali) çok yüksek..
86 yıllık tarihimizde yasakçı zihniyetin pozitif anlamda ülkemize getirdiği hiç ama hiç bir şey yok.. Benzer şekilde Kürt meselesini de bir tehdit olarak görüp partilerini kapatmak yerine, bunu çözülmesi gereken demokratik bir sorun olarak görüp yüzleşirsek demokratik bir ülke yolunda önemli adımlar atmaya başlamışız demektir..
13 Aralık 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder